Yine bir yazı ile birlikteyiz. Bu sefer çok daha farklı bir moddayım gibi hissediyorum. Bir kadının uzun saçlarını önce boyatması, sonra da kısacık kestirmesi gibi değil ancak. Yani kötü değil. İyi mi onun da bilincinde değilim. Bazı bazı duygularım, düşüncelerim var, yapıp yapmama konusunda çekincelerim var. Heyecan duyuyorum, atmayı düşündüğüm adımlar çok enteresan, arsız, yüzsüz. Şımarık bir çocuk edasıyla yapmak istediğim minik hınzırlıklar ve ben, eski sakin, ağırbaşlı Burak. Karşı karşıya duruyorlar. Tamda Rammstein’in Mein Teil parçasındaki Richard Kruspe gibi kendi kendime girecekmişim gibi hissediyorum. Bu beni hem sapkın bir zevk almamı sağlıyor hem de karmaşık duygular içerisinde kendimi incelememi sağlıyor.

Velhasıl, insan beyninin çalışmasının inceliklerini hayretler içerisinde halen anlamadığımı farkediyorum.

Korkuyorum, ancak aynı zamanda çok mutluyum. Kendi kendimde çatışmak üzereyim.

Kutsal bira aşkına, esen kalın.