‘mutlu’ yazisi için etiketler

Her telden iç kusma provası

Merhaba,

Uzun bir aranın ardından bir yazıyla daha yeniden merhaba diyorum sizlere. Sizlere derken yani işte okuyan kim varsa. Okuyan son bir kaç kişinin de artık kalmadığını düşünmek için haklı sebeplerim var.
Ancak artık kendi içimi boşaltmak için bir şeyler yazmam gerektiği sonucuna varmış bulunuyorum eve dönerken. Otobüste bulundum bu şekilde. İki elimle demirlere tutunmuş halde camdaki yansımamı izlerken kulaklıklarımdan beynime sızan şarkının belki de hiç farkında olmadan beni soktuğu ruh hali bu belkide. Devamını oku

Yazı yazmak, kimlik ve candaki huy üzerine bir yazı

Uzun zamandır yazmayı düşünüyorum. Yolda aklıma bir şeyler geliyor, bu gelen şeyleri başka öğelerle birleştirip yeni şeyler üretiyorum ve hepsini yazmak istiyorum. Ancak eve geldiğimde hep yorgun olduğum için her seferinde yazma işini esgeçip daha zahmetsiz işler yapmaya koyuluyorum.

Bu cumartesi akşamında oturup yazmanın iyi olacağına karar verip parmaklarımı klavye ile sevişmesine izin veriyorum.

Bir çok konu var aklımda aslında. Bir sürü insan, bir çok olay var. Galiba hepsinden bahsedeceğim veya bir kaç parçaya bölerek “yazılar” yazacağım. Devamını oku

Merhaba İnsanlık.

Merhaba,

Benim için yeni olan bu dünyada, herkese açık bir düşünce paylaşım platformu olmasına çok sevindim ve kim olduğumu kimseciklere söylemeden aklımdaki herşeyi yazmanın keyfini sürmeyi çok seveceğim galiba.

Tekrar merhaba. Ben hüzün dolu kalbiyle karşınızda biçare duran bir âşıkım. Hayır, şair olan değil, aşk ile birisini seven. Çok karışık duygular içerisindeyim ve anlatması çok zor.

Devamını oku

“Ne”ferandum

Burada söylecek olduklarımın tamamı, kimseye evet yada hayır’ı adres göstermemiş, referandum süreci içinde o çaldı bu sattı, onlar kendine yonttu, bunlar yandaşlarına yedirdi, çifçinin hakkı yerde işçi sefil gibi söylemlerin ardına sığınmamış biri olarak gönül rahatlığıyla söyleceğim… Devamını oku

Çoktan seçmeli, bol kişilikli

- Çoktan seçmeli, bol kişilikli -

Bende üniversitede okuyorum.Geceleri olur olmaz yerlerde sabahlamaksa okumak ben okula gitmeyeceğim.Sabahlara kadar sigara alkol karı kız alemi yapmaksa yapmıyorum öğrencilik. Geceleri yatmamayi bahane edip gündüz vakti uyumaya diretmekse, bilgisayar başında milletle geyik yapıp yabancı dizilerin tüm bölümlerini izlemekse öğrencilik her sabah erkenden binmeyeceğim otobüse.”15 saat uyudum bıraksalar hiç kalkmam” demek marifet sayılıyorsa, “Üniversitede okuyor” denilip gıpta ile bakılmaya layık değilse eğer öğrencilik ben istemiyorum. Bu vatanın insanının verdiği vergiyle eğitim alan, ihanet ve bölücülük peşindeyse devrim diye sokağa düşmüş cam çerçeve indiriyorsa, para kazanmayı toplumun ahlakına değişiyorsa, kolay kazanmanın yolunu gençlerin geleceğinde buluyorsa, oturduğu sırada alın terini değil yolunu bulmayı öğreniyorsa YÖK’ten rica ediyorum “Bana diploma vermeyin.” Devamını oku

Sonrası Rûyalar

Selamlar,

Uzun bir aradan sonra yeniden yazıyorum. Yazılar arasında bu kadar zaman farkı olmasının sebebi olarak üşengeçlik ve aklımdaki şeyleri tam olarak toparlayamamam olarak düşünülebilir aslında.

Herşeye rağmen gözümü karartıp bir kaç satır birşey yazmaya niyet ettim, başladım.

Devamını oku

Sıfırdan değil, yeniden

Son olmasından mıdır? Kim bilir?Ama son zamanlar yapılanlar hep giderayak..

Ister son olduk diye, ister tebdil-i mekanda ferahlık vardır parolasıyla yer değişikliğiyle, istersenizde 1 dk sonrasına garantisi olmayan bir adamın ağzından işittiklerinizle..giderayak.. Devamını oku

Babaanne üzgünüm, hamarat bir ev mankeni olmak istemiyorum.

Etrafta alıngan, sinirli, ukala, bayburttan nem kapan yaşlıları gördükçe birgün bende onlar gibi olacak mıyım acaba diye düşünüp çok korkuyorum. 

Konu babaannem aslında. 71 yaşında kendisi ve çocuk gibi oldu artık. Yemek yapıyorum beğenmiyor,  sabahları erkenden beni uyandırıyor, geç yatmamı sorun ediyor, 10 dk geç kalksam suratını asıyor.  Erkek kardeşimin ütüsünü yapmıyorum, onun özel kahvaltısını hazırlamıyorum diye beni dünyanın en vicdansız kardeşi ilan ediyor. Devamını oku

Mutluluk

Hemen şimdi, hayatınızda güzel gülebilen, en azından gülebilen insanlara yer açın. Onlara yer açın ve ömrünüzü güzelliklerle doldurun. Hayatın her türlü haline, işine gücüne, yoğunluğuna, stresine, iyisine kötüsüne rağmen bir gülümsüyorsa insan yeter.

Dikkat edin en yorgun, en kötü, ruhen çökmüş, müşkül durumdaki bir insan bile gülerken güzeldir.Mutluluk insanın en güzel halidir. Mutluluk havadır, sudur en az bir kez tatmış olana. Mutluluk yapay değil herşeyin en gerçeğidir. Bazen özlem duymaktır, bazen bir çocuğun avuç içi kadar yüzündeki bir çift gözdür mutluluk. Çalışmaktır mutluluk, insanlar için, insanların mutluluğu için. En güzeli mutlu edebilmektir bir insanı, saf bir gülümsemedir. Bazen bir dostun kucaklaması, bazen bir çocuğun bacaklarına sarılmasıdır. Belki güvendir mutluluk, belki sevgi, belki bir bakışıdır insanın sevdiklerine. Belkide hepsidir kim bilir…

Mutluluk pahalı değildir ama ucuz da değildir. Parayla satın alınamaz ama kimi çok şeyler verir uğruna. Mutluluk sıcaktır her şeyden çok, ısıtır ama yakmaz hiç bir zaman. Bir bardak çayın demindedir, dostun bir kelamındadır, annenin kucağıdır.

Bir annenin kızını sevmektir mutluluk, her bir anı doldurur. Elini tutmaktır, yüzüne bakmaktır, az iken çok olmaktır. Her şeye rağmen dönebilmektir, dön diyebilmektir.

Mum dibine ışık vermez. Gölgeyi ortadan kaldırmanın yolu diğer mumları aydınlığa kavuşturmaktır. Bu yüzden mutluluk bulaşıcıdır ama bilinen yollarla değil, gülümsemeyle bulaşır.

Mutlu kalmanız, mutlu insanlarla beraber olmanız dileğiyle…

Burak BEKTAŞ

05.01.2010

Yukarı Çıkabilir miyiz?

burakistan.com

İçinizi dökebileceğiniz, içimizi okuyabileceğiniz, teknoloji hakkından bir şeyler bile bulma ihtimaliniz olan bir blog.
Ayrıca isim belirtmeden herşeyi yazabileceğiniz bir duvarı var.