Bu kez insan değil, bu başka
- 29.09.2011
- Yazan: Burak BEKTAŞ
- Yorum yaz
Bu kez saçlarımın arasında dünyaya merhaba diyen sivilcelerin sebebi bir insan değil. Devamını oku
‘kabul’ yazisi için etiketler
Bu kez saçlarımın arasında dünyaya merhaba diyen sivilcelerin sebebi bir insan değil. Devamını oku
Uzun zamandır yazmayı düşünüyorum. Yolda aklıma bir şeyler geliyor, bu gelen şeyleri başka öğelerle birleştirip yeni şeyler üretiyorum ve hepsini yazmak istiyorum. Ancak eve geldiğimde hep yorgun olduğum için her seferinde yazma işini esgeçip daha zahmetsiz işler yapmaya koyuluyorum.
Bu cumartesi akşamında oturup yazmanın iyi olacağına karar verip parmaklarımı klavye ile sevişmesine izin veriyorum.
Bir çok konu var aklımda aslında. Bir sürü insan, bir çok olay var. Galiba hepsinden bahsedeceğim veya bir kaç parçaya bölerek “yazılar” yazacağım. Devamını oku
Evet ben bu sayfadan ayrı kalalı çok uzun zaman oldu. eksikliğim hissedildi mi yada ne bileyim birileri yazayım diye beklediğimi bilmiyorum. Esasında o kadar önemli değil. Ben twitter olayına girdiğimden beri zaten yazma eyleminden oldukça uzaklaştığımın farkındayım. Niye diye soracak olursanız o kadar kaliteli insanların arasında benim kalem oynatmaya hakkım olmadığını düşündüm. Geçelim.
Uzun zamandır yazmadıysam zannetmeyin ki hiç bir şey karalamadım. Çok şey yazdım çizdim ama kimselere diyemedim esasında. Çünkü yazdıklarım yenilir yutulur cinsten değildi. Ne bir hayvan kaldı etrafımda ne de insan. O kadar yani. Haklı haksız bakmadım vurdum kırbacı. Bunları çok yadırgamıyorum çünkü alışkınım. Normal insan ilişkilerim filan olsaydı zaten herkes gibi bir insan olurdum lay lay lom geçinir giderdik. Ne yapalım bende akıl almaz, sosyal manyak, bu durumdan çokça paranoyak bir adamım işte.
Biraz ters bir adamım ben, anlaşılması zor, geçimsiz. Bir adamı sevmediysem, içim gülmüyorsa ona, yüzümde gülmüyor. Gözden çıkardıysam tekrar alıp yerine koyamıyorum. Aynı ortamda kalmaya bile tahammül edemiyorum. Onunla aynı ortamda olan insanlara içten içe acıyorum.
Üzgünüm ama ben sizin gibi olamıyorum ya. Kusura bakmayın size bile kızıyorum sırf bu yüzden. Herkesle aram iyi olsun diye bir anlayışı kabul edemiyorum, elimde değil. Olmayacaksa olmasın. Gözümün içine baka baka yalan söyleyip, türlü türlü dolaplar çevirip kendine yer yapacaksın, sonra da benden sana aynı şekilde davranmamı bekleyeceksin. Yok canım bekleme zaten hiç niyetim yok. Benim olduğum yerde seni etrafımda görmemek yeter bana.
Neyse ne dediğimi kendim bile bilmiyorum. Zaten yazılmak istenen şeyi en sona yazmışım okuyunca anladım. Sinirlendim yine gidip yatıyorum. Fikrim değişirse belki o yazdıklarımı da paylaşabilirim sizinle.
Merhaba,
Karşımdakinden emin değilsem iyi hissetmeyeceğimi dediğimi hatırlarsınız önceki yazıyı okumuşsanız. İşte tam o gün, o yazının yazıldığı günün akşamında “bitsin!” diye bir kelâm işittim. İnanmadım. İnanmak istemedim daha doğrusu. İstemedim, kanıksayamadım.
Hep bunlara yormuyorum kafayı ama geliyor arada bir. Gelenler geldiği gibi, gidenlerde adabıyla gitse sorun yokta, hiç saygı kalmamış hiç..derken yine otobüste geliyor aklıma. Benim zihin toplu taşımada açılalı çok olmuş, ben geç fark etmişim. Devamını oku
Burada söylecek olduklarımın tamamı, kimseye evet yada hayır’ı adres göstermemiş, referandum süreci içinde o çaldı bu sattı, onlar kendine yonttu, bunlar yandaşlarına yedirdi, çifçinin hakkı yerde işçi sefil gibi söylemlerin ardına sığınmamış biri olarak gönül rahatlığıyla söyleceğim… Devamını oku
Sevgili aşk böcekleri,
Siz her bahar geldiğinde kâh köşe başlarında kâh kaldırımlarda el ele diz dize, halinden memnun bizleri rencide etmeye kalktınız.Bilerek yada bilmeyerek. Devamını oku
Çok fazla konuşmuyoruz. Çok fazla görüşmüyoruz da. Neden diye sorabilirsin bana. Soruyorsun da zaten.
Kendimce sebebini söyleyeyim. Her ne kadar sözleri söylenmemiş gibi kabul etsekte işin aslı öyle değil.
İnsanoğlu, dünya üzerinde yürümeye başladığından beri mutlaka her insanın başına gelen yegâne şeyi hepiniz biliyorsunuzdur mutlaka. Tabi henüz sizin gelmemiş ki bu yazıyı okuyabiliyorsunuz. Devamını oku