‘dost’ yazisi için etiketler

Şüphe

On yedi yaşındaki çocuk kral Tutankamon şaibeli bir biçimde öldürüldüğünde elbette ki arkasında bıraktığı eşi Ankesemon kendine alacağı yeni güveyi emri altındakilerden seçmeyecekti. Doğrusu Hitit kralı Şuppiluma şüpheye düşüp vakit kaybetmeseydi, Mısır’a göndereceği oğlu, Ankesemon’un rakipleri tarafından öldürülmesine fırsat kalmadan hem güzel bir geline eş, hem de koca bir devlete hükümdar olacaktı.

Şüphe bizi zaman zaman tehlikelerden uzak tutsa da, zaman zaman da bazen bir oğul, bazen bir devler bazense sadece bir dost kaybettirir.

Bunun içindir ki neyden, niye ve ne kadar şüphe edeceğimize çok dikkat etmeli, arkadaşlarımızı bir kalemde silip atmamalıyız.

Biri bana cevap versin “2″

Hep bunlara yormuyorum kafayı ama geliyor arada bir. Gelenler geldiği gibi, gidenlerde adabıyla gitse sorun yokta, hiç saygı kalmamış hiç..derken yine otobüste geliyor aklıma. Benim zihin toplu taşımada açılalı çok olmuş, ben geç fark etmişim. Devamını oku

Sonrası Rûyalar

Selamlar,

Uzun bir aradan sonra yeniden yazıyorum. Yazılar arasında bu kadar zaman farkı olmasının sebebi olarak üşengeçlik ve aklımdaki şeyleri tam olarak toparlayamamam olarak düşünülebilir aslında.

Herşeye rağmen gözümü karartıp bir kaç satır birşey yazmaya niyet ettim, başladım.

Devamını oku

“O zaman işim olmazsa tamam diyorum”?!

Bir süredir aklımdaydı bu yazıyı yazmak. Hatta başlığını falan da hazırlayıp bırakmıştım. Anca fırsat bulabiliyorum yazmaya.

Hoşuma gitmeyen bazı şeylerden bahsedeceğimi söyleyebilirim sizlere bu yazıda. Önemsiz gibi görünen ama benim için oldukça önemli bir şey.

Mesela, birisiyle görüşmek istiyorsunuz, iki hafta sonra boş vaktiniz var, ya da şöyle diyelim, iki hafta işiniz var, 3. haftasonunda boşsunuz tamamen. Henüz bir işiniz yok. Fırsattan istifade uzun süredir görüşemediğiniz bir arkadaşınızı arıyorsunuz görüşmek için. Devamını oku

Mutluluk

Hemen şimdi, hayatınızda güzel gülebilen, en azından gülebilen insanlara yer açın. Onlara yer açın ve ömrünüzü güzelliklerle doldurun. Hayatın her türlü haline, işine gücüne, yoğunluğuna, stresine, iyisine kötüsüne rağmen bir gülümsüyorsa insan yeter.

Dikkat edin en yorgun, en kötü, ruhen çökmüş, müşkül durumdaki bir insan bile gülerken güzeldir.Mutluluk insanın en güzel halidir. Mutluluk havadır, sudur en az bir kez tatmış olana. Mutluluk yapay değil herşeyin en gerçeğidir. Bazen özlem duymaktır, bazen bir çocuğun avuç içi kadar yüzündeki bir çift gözdür mutluluk. Çalışmaktır mutluluk, insanlar için, insanların mutluluğu için. En güzeli mutlu edebilmektir bir insanı, saf bir gülümsemedir. Bazen bir dostun kucaklaması, bazen bir çocuğun bacaklarına sarılmasıdır. Belki güvendir mutluluk, belki sevgi, belki bir bakışıdır insanın sevdiklerine. Belkide hepsidir kim bilir…

Mutluluk pahalı değildir ama ucuz da değildir. Parayla satın alınamaz ama kimi çok şeyler verir uğruna. Mutluluk sıcaktır her şeyden çok, ısıtır ama yakmaz hiç bir zaman. Bir bardak çayın demindedir, dostun bir kelamındadır, annenin kucağıdır.

Bir annenin kızını sevmektir mutluluk, her bir anı doldurur. Elini tutmaktır, yüzüne bakmaktır, az iken çok olmaktır. Her şeye rağmen dönebilmektir, dön diyebilmektir.

Mum dibine ışık vermez. Gölgeyi ortadan kaldırmanın yolu diğer mumları aydınlığa kavuşturmaktır. Bu yüzden mutluluk bulaşıcıdır ama bilinen yollarla değil, gülümsemeyle bulaşır.

Mutlu kalmanız, mutlu insanlarla beraber olmanız dileğiyle…

Burak BEKTAŞ

05.01.2010

Yukarı Çıkabilir miyiz?

burakistan.com

İçinizi dökebileceğiniz, içimizi okuyabileceğiniz, teknoloji hakkından bir şeyler bile bulma ihtimaliniz olan bir blog.
Ayrıca isim belirtmeden herşeyi yazabileceğiniz bir duvarı var.