<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>burakistan</title>
	<atom:link href="http://www.burakistan.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.burakistan.com</link>
	<description>canımı sıkandan, içimi aydınlatana kadar bir sürü şey...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Apr 2012 19:40:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Parçalamak, yakmak, koparmak ve yoketmek</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2012/04/09/parcalamak-yakmak-koparmak-ve-yoketmek/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2012/04/09/parcalamak-yakmak-koparmak-ve-yoketmek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 19:34:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bozyiğit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=777</guid>
		<description><![CDATA[Sıkıldım mı daraldım mı emin değilim. Uğraştığım şeylerin sonunda bana kayıp olarak geri dönmesinden mi yoksa çevremde bana keyif veren şeylerin çok azalmasından mı bu sıkıntım anlamakta sıkıntı çekiyorum. Kulağımda gün boyu çalan şarkılardan mı mütevellit bu ruh haline büründüm yoksa bu kadar siyah ruh halinde olduğumdan dolayı mı bu şarkıları dinliyorum çözmeye çalışmam anlamsız. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıkıldım mı daraldım mı emin değilim. Uğraştığım şeylerin sonunda bana kayıp olarak geri dönmesinden mi yoksa çevremde bana keyif veren şeylerin çok azalmasından mı bu sıkıntım anlamakta sıkıntı çekiyorum.</p>
<p>Kulağımda gün boyu çalan şarkılardan mı mütevellit bu ruh haline büründüm yoksa bu kadar siyah ruh halinde olduğumdan dolayı mı bu şarkıları dinliyorum çözmeye çalışmam anlamsız.</p>
<p><span id="more-777"></span></p>
<p>Zihnimde yankılanan tüm sözler, parçalamak, yakmak, koparmak ve yoketmekle ilgili. Bir de yalnızlıkla. Unutuyordum neredeyse. İliklerime kadar hissettiğim bu karamsarlığın yanında ona eşlik eden hissi söylemesem olmazdı yani.</p>
<p>Halbuki bu kadar güzel biten bir haftasonunun ardından böyle hissetmemem gerekirdi sanki.</p>
<p>Sorunumun sorunlarımın ne olduğunu bir çırpıda söyleyebilmeyi çok isterdim. Hayır gizli değil, tam olarak söylemem mümkün olmadığından bu sessizlik. Zira içlmde ortalığı ateşe verip tüm insanları (hadi tamam alınma, hepsini değil) yakma arzusu var yalnızca. Çığlıklarını, boşuna çırpınmalarını izlemek istiyorum.</p>
<p>Pekte yazacak bir şeyim yok. Yalnızca bunları havaya söylemek istedim. Havaya çünkü mantıklı düşününce, mantıklı birisine anlatınca bana vereceği bir o kadar mantıklı ve doğru telkinlerden uzak durmak istiyorum. Bu sefer kurtulmak değil biraz bu karanlığın içinde yaşamak istiyorum &#8216;yalnız&#8217;ca.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2012/04/09/parcalamak-yakmak-koparmak-ve-yoketmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hafif serin-ılık bir bahar günü</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2012/04/07/hafif-serin-ilik-bir-bahar-gunu/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2012/04/07/hafif-serin-ilik-bir-bahar-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Apr 2012 22:20:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bozyiğit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[TIR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=771</guid>
		<description><![CDATA[Gecenin bu saatinde, yaşadığım rutin (veya rutin sandığım) psikozlarımdan birini daha yaşıyorum. Dünyadaki her şey durmaya programlanmış benim çevremde sanki. 5 metrelik etki alanıma giren her şey slow-motion bir pozisyonda gittikçe yavaşlamakta. Bende onları izlemekteyim şaşkınlıkla. Hayatımın belirli dönemlerinde böyle düşünce ve ruh hallerine kapıldığım tabi ki olmuştur, her seferinde de bunlarda çıkmayı başarmışımdır. Bu ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_772" class="wp-caption alignright" style="width: 295px"><a href="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2012/04/marijuana1.gif"><img class="size-medium wp-image-772" title="Marijuana" src="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2012/04/marijuana1-285x300.gif" alt="" width="285" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Buna mı ihtiyacım var lan acaba? Denemekten bişe olmaz bence.</p></div>
<p>Gecenin bu saatinde, yaşadığım rutin (veya rutin sandığım) psikozlarımdan birini daha yaşıyorum. Dünyadaki her şey durmaya programlanmış benim çevremde sanki. 5 metrelik etki alanıma giren her şey slow-motion bir pozisyonda gittikçe yavaşlamakta. Bende onları izlemekteyim şaşkınlıkla.</p>
<p>Hayatımın belirli dönemlerinde böyle düşünce ve ruh hallerine kapıldığım tabi ki olmuştur, her seferinde de bunlarda çıkmayı başarmışımdır. Bu üzerimde hissettiğim uğursuzluktan da kurtulacağımı kesinlikle biliyorum. Ancak bu sefer farklı olan her zamankinden daha yorgun hissetmem. Sanki bende bir kara deliğin çekim alanına girmiş, yavaş ancak sağlam adımlarla olay ufkuna doğru yaklaşıyorum. Olay ufkundan sonra kurtulmama imkan da olmayacak. Yaklaştıkça çevremdeki zamanın yavaşladığını hissediyorum. Bana yaklaşırken yavaşlayan şeyler gibi bende yavaşlıyorum ve kıpırdamadan etrafımdakileri izlemekten başka bir şey elimden gelmiyor.</p>
<p><span id="more-771"></span></p>
<p>Karma benim istediklerimin olmaması için özel bir çaba harcamadığını iddia etse de sanki bir sebepten istediğim şeylerin olmadığına inanıyorum. Karma&#8217;nın bununla bir ilgisi olduğu aşikar! Ancak masumiyet karinesi ilkem her yerde olduğu gibi burada geçerli olduğu için somut kanıtlara ulaşamadan karma denen piçin suçlu olduğu hükmünde karar kılamıyorum.</p>
<p>Haftasonu olmasından mıdır, parasızlıktan mıdır, yalnızlıktan mıdır, iş yükümün çok olmasından mıdır yoksa hepsinden ötürü müdür bilinmez birilerinin ağzını burnunu kırasım var. Patlayan kaşlarından akan kanı görünce mutlu olacağımı hissediyorum. İçimdeki bu karamsarlık karşımdaki kişinin burnundan dışarı akacak ve ben rahatlayacağım.</p>
<p>Vahşet yanlısı biri değilim aslında. Ya da öyle miyim? Kan, vahşet içeren sahneler her zaman ilgimi çekmiştir. Kesme, biçme olayları ilgimi çekmiştir. Bu kadar ağır olmasa da görece daha hafif bir şiddetin birlikte olan çiftler arasında uygulanabilirliğiyle ilgili teorilerim de bulunmakta. Normal insanlar bunlara fetiş veya fantazi diyor sanırım. Bense aklımda herhangi bir sapık düşünce olmadan yalnızca &#8220;nasıl uygulanabileceği&#8221; konusunu merak ediyorum.</p>
<p>Hani okulda demişizdir hepimiz &#8220;bu bilgi ne s.kime yarıcak lan okul dışında!&#8221; diye. Aynı bu şekilde merak ediyorum. Ayrıca &#8220;lazım olur&#8221; diye TIR ehliyeti ve uçuş lisansı alma hayalim de bulunmakta. Muhtemelen uçak lisansını alamayacağım ancak TIR ehliyeti sorun olmamalı.</p>
<p>Hiç evlenmeyeceğimi düşündüğüm için uzun yol şoförü olma konusunda da bir sıkıntı çekeceğimi sanmıyorum. Nedense uzun yol şoförlüğü pozisyonu hep ilgimi çekmiştir. Kan ter içinde, haftalar boyunca direksiyon başında olmanın nesi ilgimi çektiyse&#8230; Araba kullanmayı sevmenin bununla bir ilgisi olabileceğini düşünüyorum.</p>
<p>Aslında kafamda pekte bir şey olduğunu sanmıyorum. Beynimin normalde uyku sırasında işlemesi gerektiğini düşündüğüm saçma sapan düşüncelerin kontrolünde ellerim klavyeyle sevişerek bu yazıyı ortaya çıkarıyor.</p>
<p>Her zaman yazdığım tarzdan çok daha farklı bir yazı olduğunu/olacağını hissediyorum. Hâlâ emin olamadıysam farklı olacağını gerçi daha ne denilebilir bana bilmiyorum.</p>
<p>Yalnızca dinlenmek istiyorum. Her şeyi bir kenara bırakmak, hesap kitap yapmadan, yanında kasmadan kendim olduğum, huzurlu olduğum birisinin yanında hafif serin-ılık bir bahar gününde çimlere uzanıp çimlere uzanıp, esen rüzgarda yanaklarımı okşayan saçlarının kokusuyla mest olup hiçbir şey düşünmek istiyorum.</p>
<p>Birisi bana neler olduğunu açıklasın lütfen. Benim bir şeyden haberim var gibi durmuyor. Biriniz elimden tutsun ben düşmeden önce.</p>
<p>İyi geceler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2012/04/07/hafif-serin-ilik-bir-bahar-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yīnyáng</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2012/03/25/yinyang/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2012/03/25/yinyang/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Mar 2012 16:28:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bozyiğit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk-meşk]]></category>
		<category><![CDATA[garip]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=765</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba, Yine ben. Yine garip bir ruh haline girmişim ki bir yazı yazma hevesiyle blogumu açıp sizin karşınıza gelmişim. Gerçi bu durumda olduğumu söylemem için özellikle yazı yazmama veya başka bir şey düşünmeme gerek yok. Gayet açıkça biliyorum böyle olduğumu. İlginç bir şekilde başıma gelen bir olay neticesinde düştüğüm bu ilgi çekici durum aslında çoğu ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p><a href="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2012/03/yin.png"><img class="alignright size-full wp-image-768" title="Yin - Yang" src="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2012/03/yin.png" alt="" width="250" height="250" /></a>Yine ben. Yine garip bir ruh haline girmişim ki bir yazı yazma hevesiyle blogumu açıp sizin karşınıza gelmişim. Gerçi bu durumda olduğumu söylemem için özellikle yazı yazmama veya başka bir şey düşünmeme gerek yok. Gayet açıkça biliyorum böyle olduğumu.</p>
<p>İlginç bir şekilde başıma gelen bir olay neticesinde düştüğüm bu ilgi çekici durum aslında çoğu insan için rahatsız edici bir durum. Daha doğrusu benim için ilginç olan o olay, çoğu kişi için ilginç değil hatta en kibar tabiriyle &#8220;olağanüstü&#8221;.</p>
<p>Bu olaylar silsilesi hayatın bizim için nasıl garip oyunlar hazırladığını ve bu oyunlara dahil olmamız için bizi nasıl kandırdığını açıkça göstermekle birlikte aslında bu oyunlara ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Hayatın bu oyunlarının aslında bizim için ciddi problemler (problem de değil ya aslında yanlış oldu, anlayın siz) olduğunu farkediyoruz.</p>
<p>Bende böyle bir şeyin ortasında buldum kendimi takdir edersiniz ki. Belki de her açıdan zıt olduğum bir durumun karşısındayım. Burası da tesadüfen oldu. Zıt olan bir şeyin karşısında olurum zaten normalde de.</p>
<p>Aslında yavaş yavaş zıt olan şeylerin birbirlerini muhteşem şekilde tamamlayacaklarını düşünmeye başladım. Ters olduğu için düşünülmeyen şeylerin aslında tam olarak istediğimiz şey olma ihtimallerinin o kadar da küçük olmadığını gördüm, yaşadım, yaşıyorum.</p>
<p>Neyse konuyu uzatmanın bir manası yok. Aslın yazmak istediklerimden, hayal ettiklerimden de bir hayli uzaklaştım. Özet geçmem gerekirse: Bir şeylere çok garip bir başlangıç yaptım. O kadar garip ki yani anlatamam kimseye. Ancak devamında o kadar ilgi çekici, merak uyandırıcı ve harika şeyler olmaya başladı ki ilk durum ne kadar garip olursa olsun, olanların geneli gariplikten çıktı.</p>
<p>Yazılarım anlamsız gelebilir. Bazı şeyleri söyleyip bazı şeyler hakkında sessiz kalmayı seviyorum sanırım. Mini etek gibi, asıl ilhi çeken şey dışında şeyler söylediğimi hissediyorum arada sırada. Anlıyorsunuz veya anlamıyorsunuz o mini eteğin altında ne olduğunu bilmiyorum ama bunları yazmak benim için kesinlikle çok iyi, güzel geliyor.</p>
<p>Daha fazla uzatmıyorum.</p>
<p>Sevgilerle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2012/03/25/yinyang/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülen Metrobüs :)</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2012/01/30/gulen-metrobus/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2012/01/30/gulen-metrobus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 18:05:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bozyiğit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ATM]]></category>
		<category><![CDATA[Burger King]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=755</guid>
		<description><![CDATA[Heryerde! Böyle demiştim kendi kendime. Uzun zaman önce gibi geliyor ama aslında pekte uzun zaman önce değil bu düşüncelerim. Heryerde. Öyle olmasa bile heryere benimle birlikte geldiği için öyle mi düşünüyorum bilemiyorum. Önemli olan her an aklımın bir köşesinde olmasıydı. Şimdi de öyle. Neredeydi? Metrobüs duraklarında (her birinde), (vapur, metrobüs vs,) turnikelerde, aylık akbilin çıkardığı ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Heryerde! Böyle demiştim kendi kendime. Uzun zaman önce gibi geliyor ama aslında pekte uzun zaman önce değil bu düşüncelerim. Heryerde. Öyle olmasa bile heryere benimle birlikte geldiği için öyle mi düşünüyorum bilemiyorum. Önemli olan her an aklımın bir köşesinde olmasıydı. Şimdi de öyle.</p>
<p>Neredeydi? Metrobüs duraklarında (her birinde), (vapur, metrobüs vs,) turnikelerde, aylık akbilin çıkardığı seste, çikolatalı pastalarda, kahve dünyasında.</p>
<p>Neredeyse sokakta gördüğüm herşeyde aklım bir şekilde çalışıyordu. Alışveriş merkezlerinde, banka ATM&#8217;lerinde hatta. Çizgimi aştıktan sonra etrafımdaki herşey üzerime gelmeye başladı. Web siteleri, öğrenci belgeleri, kampüsteki çam ağaçları. Hepsi bana tek tek, usanmadan, neler düşündüğümü sormadan hesap soruyordu. Pazardaki soğanlara kadar -Toshiba&#8217;nın müşteri servisi çok iyi-.</p>
<p><a href="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2012/01/metrobusGuluyor.jpg"><img class="size-full wp-image-756 alignright" title="Gülen Metrobüs" src="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2012/01/metrobusGuluyor.jpg" alt="Gülen Metrobüs" width="245" height="189" /></a>Bilgisayarı sorun çıkartan her kullanıcı bana hesap soruyordu. Onlar farkında bile değildi. Bozulan bilgisayar kızıyordu bana. İşletim sistemi yüklenmiyordu. Bense tek kelime edemiyordum.</p>
<p>Gerçekten zorlandığım zamanlardı. Çünkü gözümü nereye çevirsem, kütüphanede, kitap reyonunda kitaplara baksam, ne zaman metrobüste uyuyakalsam, Okmeydanında bulunsam, bir çantacının yanından geçsem, Balzac tüm kitaplarıyla saldıracakmış gibi geliyor, tüm koltuklar, tüm turnikeler ve tüm çantalar bana dik dik bakıyor gibiydi.</p>
<p>Sonra yeni yıl geldi. Bir yılın değiştiğine bu kadar hiç sevinmemiştim. Tüm ümidiyle geldi. Rahatladım, çözüldüm. Metrobüs duraklarını da çok seviyorum. Metrobüsler gülüyor artık. Herşey gülüyor. Cevahir&#8217;deki oyuncaklar, Burger King&#8217;teki isli Whopper en çok gülenler.</p>
<p>Sevgiyle kalın. Sağlıcakla kalın.<br />
Hep orda kalın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2012/01/30/gulen-metrobus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her telden iç kusma provası</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2011/12/05/her-telden-ic-kusma-provasi/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2011/12/05/her-telden-ic-kusma-provasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 18:58:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bozyiğit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Allah Tanr]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=749</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba, Uzun bir aranın ardından bir yazıyla daha yeniden merhaba diyorum sizlere. Sizlere derken yani işte okuyan kim varsa. Okuyan son bir kaç kişinin de artık kalmadığını düşünmek için haklı sebeplerim var. Ancak artık kendi içimi boşaltmak için bir şeyler yazmam gerektiği sonucuna varmış bulunuyorum eve dönerken. Otobüste bulundum bu şekilde. İki elimle demirlere tutunmuş ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p>Uzun bir aranın ardından bir yazıyla daha yeniden merhaba diyorum sizlere. Sizlere derken yani işte okuyan kim varsa. Okuyan son bir kaç kişinin de artık kalmadığını düşünmek için haklı sebeplerim var.<br />
Ancak artık kendi içimi boşaltmak için bir şeyler yazmam gerektiği sonucuna varmış bulunuyorum eve dönerken. Otobüste bulundum bu şekilde. İki elimle demirlere tutunmuş halde camdaki yansımamı izlerken kulaklıklarımdan beynime sızan şarkının belki de hiç farkında olmadan beni soktuğu ruh hali bu belkide.<span id="more-749"></span></p>
<p>Herşeye rağmen emin değilim. Otobüste dinlediğim gibi radyo eksen&#8217;i açmış bir halde söyleyenin ses tonundan, baterinin davullara vurmasından ve trompetin sesinden hüzünlü (belki de bir ayrılık parçası) olduğu belli olan bir parçayla bu halimin üzerine tuz, biber ekiyorum. İşte yeni bir tane daha başladı. Solist ağlayacak gibi. Ve ben bu ruh halini tüm benliğimle paylaşıyorum diyebilirim.</p>
<p>Kendimi mutlu hissettiğim zamanlar genelde sunucumun konsoluna bağlanmış halde parmaklarımdan klavyeye akan dokunuşların ekranda yarattığı küçük sevimli yeşil izlere bakarken, web sunucu yazılımıyla oynamadığım (bazen bozduğum) ve sunucularıma gelen isteklere şöyle bir göz attığım zamanlar desem yanlış olmaz herhalde.</p>
<p>Ancak bu anlar hayatımın tüm vaktini kaplamıyor. Ben ki sunucu aleminde takılan bir çömez olarak hayatımda geçirdiğim süreleri buraya veremiyorum.Çünkü program yazmam lazım istemesemde. Yazıyorum, liseden beri programcı olarak yetiştim. Ancak sanırım bu iş bana göre değil diyebilirim. Arayüz kodlaması için şeyi diyemeyeceğim ancak yazılım için durum bu şekilde sanırım.</p>
<p>Sunucuyla uğraşmak, kıvranmak, çabalamak benim işim olmalı.</p>
<p>Hayatımı da sorgularken bulabiliyorum kendimi ara sıra. Yani ben neyim, niye bu işi yapıyorum. Yapmalı mıyım? Bilmiyorum ki! Hayatım boyunca başka bir şey yapmadım ben. Onu da şu anda çok istemediğimi farketmez biraz geç gibi geliyor bana. Yine de emin değilim. Her an istifa edip, kendi işimi kurup, mağazamı, dükkanımı açabileceğimi düşünüyorum. Yalnızca ara ara gelen ataklarda (adrenalin sanırım) bu istek kendini yoğun olarak gösteriyor diyebilirim. Yani&#8230; Neden olmasın ki?</p>
<p>Bir de, böyle düşünmemde işçi olmanın etkisi büyük. İşçi, memur, sözleşmeli (ki bu da işçi oluyor! kendinizi kandırmayın &#8220;sözleşmeli personel&#8221; diye. 4/B&#8217;ye tabi sözleşmeli memur değilseniz işçisiniz!) olarak çalıştığım sürece hayatımda istediğim düzeni, geliri, yapıyı kuramayacağım gibi geliyor.</p>
<p>Çünkü hiç istediğim kadar param olmayacak. Bu kadar açık ki bu. Emekliliğime kadar bir ev alamamış olursam neler olacak bilemiyorum bile. Bazılarınızın çok sevdiği sayın Başbakan ve yardakçıları sayesinde ülkemizin içine sıçılmış halde bulunuyor. Siz halen &#8220;böyle olmalı, yetmez ama evet&#8221; deyin durun.</p>
<p>Üç kuruş emekli maaşına göz diken, çalışanın kıdem tazminatını indiren insanlardan bahsediyoruz. İşveren&#8217;i kollayan, işçinin anasına kayan kişiler. İşçi ölsün çünkü. İşçi kim ki lan? Hiç&#8230;</p>
<p>BAzen ülkemiz komünist olsaydı nasıl diye düşünmüyor da değildim. Herkesin düşüncesi bu biçimde, gerçekten ama. Göstermelik değil, herkes gerçekten eşit olsa nasıl olurdu diye düşünüyorum. Gerçi köküne kadar ABD denen sahibin mandasında olduğumuz için düşünmek boşuna.</p>
<p>Tüm bunları düşündüğüme göre gerçekten çok karmaşık bir durumda olmalıyım. Allah (Tanrı, Yehova ne diyorsanız) sonumuzu hayır etsin.</p>
<p><em>Sağlıcakla kalın.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2011/12/05/her-telden-ic-kusma-provasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim hiç arkadaşım ölmemişti…</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2011/10/25/benim-hic-arkadasim-olmemisti%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2011/10/25/benim-hic-arkadasim-olmemisti%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 21:19:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak BEKTAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=738</guid>
		<description><![CDATA[Ben, ölümü 3 yaşında ki çocuklardan daha iyi kavradığını düşünüp, kabullenebileceğini zanneden bir yetişkinim! Evet, büyüdüğümüzü zannedip her şeyi daha iyi anlayıp kavradığımı düşünüyordum. Öğretmendim, çocuklara rehberlik ediyordum. Balıklarının ölümünü kolayca kabullenen çocuklardan farklıydım, çok büyüktüm, çok görmüştüm. Benim hiç arkadaşım ölmemişti biliyor musunuz? Ölümü sadece televizyondan izledim ben. Üzülmek değildi benimki, genelde sorumlu arıyordum ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben, ölümü 3 yaşında ki çocuklardan daha iyi kavradığını düşünüp, kabullenebileceğini zanneden bir yetişkinim!<span id="more-738"></span></p>
<p>Evet, büyüdüğümüzü zannedip her şeyi daha iyi anlayıp kavradığımı düşünüyordum. Öğretmendim, çocuklara rehberlik ediyordum. Balıklarının ölümünü kolayca kabullenen çocuklardan farklıydım, çok büyüktüm, çok görmüştüm.</p>
<p>Benim hiç arkadaşım ölmemişti biliyor musunuz? Ölümü sadece televizyondan izledim ben. Üzülmek değildi benimki, genelde sorumlu arıyordum kendimce zamansız ölümlere.</p>
<p>2 gündür göğsümden aşağı inmeyen bir yumru var ama. Adını anmayacağım, kim olduğunu bilmeyeceksiniz. Çünkü hepimiz bir diğerinin arkadaşıyız. Farkına varın istiyorum.</p>
<p>Kendi kendime kabullenemeyişimi ölçüp tartarken arkadaşlarımın da pek farklı olmadığını anladım. Biz ölümü öğretenler, ölümü bilmiyorduk demek ki. Belki de hiç arkadaşımız ölmemişti.</p>
<p>Adını anmayacağım, çünkü kim olduğunun önemi yok. Benim, senin, onun… Birilerinin arkadaşları her gün ölüyor, benim ki bugün öldü. Ağlayanlar kadar şanslı değilim ben, yutkunarak indiremiyorum göğsümde ki yumruyu. Göğsümde ki ile yaşamayı öğrenmeliyim herkes gibi?</p>
<p>Size bir şey söyleyeyim mi? Son bir kez görmeden, nasıl olduğunu bilmeden ölümü kabullenmek zor. Pişmanlıklarınızı gidermenizinse hiçbir yolu yok. Görmeyeli, sesini duymayalı aylar olmuştu ama işte şimdi arıyorum onu anlamsızca. Bu bir çağrı sanırım. Benim sarılmak istediğim insanlar var.</p>
<p>Arkasından güzel şeyler söyleyebilmek gibi saçma sapan uğraşlar içine girmeyeceğim. Aklımda onu tanımlayan tek şey, kendime söylediğim tek şey, durup durup hatırladığım tek şey, “onun canı tatlıydı…”</p>
<p>Benim hiç arkadaşım ölmemişti biliyor musunuz? Çok ayıp etti bana, mekanı cennet olsun…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2011/10/25/benim-hic-arkadasim-olmemisti%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peki ben tuşlara bastım, neden?</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2011/10/10/720/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2011/10/10/720/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Oct 2011 23:38:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak BEKTAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ad Sigarayla Sava]]></category>
		<category><![CDATA[mali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=720</guid>
		<description><![CDATA[Sosyalistlerin neden bu kadar tutkulu insanlar olduklarını şimdi daha iyi anladım. Çünkü kapitalizm giderek insanlığımızı törpülüyor ve biz farkında bile olamıyoruz. Belki çok klasik ama paranın parayı çektiği, küçük yatırımcı diye kendimizi yiyip bitirdiğimiz piyasada aslında zerre bile olamadığımızı anlamak için çok zeki olmaya gerek yok. Gidin buram buram kapitalizm kokan bir franchising fuarına bakın ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyalistlerin neden bu kadar tutkulu insanlar olduklarını şimdi daha iyi anladım. Çünkü kapitalizm giderek insanlığımızı törpülüyor ve biz farkında bile olamıyoruz. Belki çok klasik ama paranın parayı çektiği, küçük yatırımcı diye kendimizi yiyip bitirdiğimiz piyasada aslında zerre bile olamadığımızı anlamak için çok zeki olmaya gerek yok. Gidin buram buram kapitalizm kokan bir franchising fuarına bakın bakalım incir çekirdeği büyüklüğünde ki birikiminiz size ne kadar özgüven sağlıyor.<span id="more-720"></span></p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;de fuarcılık gelişmiyor&#8221; diyen organizatörlere de bir diyeceğim var. Yapılış amacı dışında, sırf boş kalmasın para kazanalım diye kurdurduğunuz her stand fuarcılık kavramını yok ediyor. Sizi bitiren bir şey yok kendi kendini sindiren  organeller oluyorsunuz piyasada farkına varmadan. &#8220;Bayilik&#8221; fuarında franchising vermek isteyen firmaların dışında (Bir istisna var aşağıda değineceğim) konut satmak isteyen müteahhit firmaların katılmasına göz yumarsanız olacağı budur demekten başka bir diyeceğim yok.</p>
<p>Şimdi o fuarda ne arıyor diyebilirsiniz belki ama bence her yerde olması gereken bir dernek var. Adı &#8220;Türkiye Sigarayla Savaş Derneği&#8221;.</p>
<p>O kadar kuruluşun standını gezip önünde 1 dk&#8217;dan fazla durduğum tek yer. Niye mi? Çünkü bu ülkenin öncelikli en büyük sorunlarından biri bu! İncelediğim broşürlerinde sigara tüketiminin ülkeye dışarıdan alım sebebiyle oluşturduğu mali yükten tutun, sosyal güvenlik kapsamında sigara ve sigaraya bağlı hastalıklardan oluşan sağlık giderlerinin mali külfetine kadar bir çok ekonomik veri yer alıyor.</p>
<p>Sigaraya harcanan para ile bu ülkede yapılabileceklerin sınırı yok. Her yıl milyonlarca dolarlık milli servetimizi sigara ve onun başımıza bela ettiği hastalıkların tedavisi için harcıyoruz. Bu ülke de bir şeylerin daha iyi olabilmesi için önce sigarayı bırakın!</p>
<p>Bırakın harcanan paralar daha iyi sporcuların yetişeceği, her gencin en az bir spor dalında ter dökeceği sağlam kafa ve sağlam vücutlar yetiştirilmesine katkı sağlayacak spor kompleksleri, yüzme havuzlarına harcansın. Spor yapmanın, sporcu yetiştirmenin ülke ve toplum kültürüne, aile yapısına, uluslararası arena da Türkiye&#8217;ye kazandıracağı prestijden bahsetmiyorum. Sizlere yaşatacağı heyecan için 2002 Dünya kupasında kazandığımız başarıyı örnek gösterirsem sanırım duygularımı daha iyi ifade etmiş olacağım.</p>
<p>Peki ben tuşlara bastım, neden mi?</p>
<p>Çünkü iyilikte parayla, kötülükte&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2011/10/Sigara1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-728" src="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2011/10/Sigara1.jpg" alt="Türkiye Sigarayla Savaş Derneği" width="611" height="461" /></a><a href="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2011/10/Sigara21.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-730" src="http://www.burakistan.com/wp-content/uploads/2011/10/Sigara21.jpg" alt="Türkiye Sigarayla Savaş Derneği" width="599" height="329" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2011/10/10/720/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu kez insan değil, bu başka</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2011/09/29/bu-kez-insan-degil-bu-baska/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2011/09/29/bu-kez-insan-degil-bu-baska/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 14:10:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak BEKTAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[BIOS]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[SATA]]></category>
		<category><![CDATA[Service Pack]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<category><![CDATA[USB]]></category>
		<category><![CDATA[XP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=709</guid>
		<description><![CDATA[Bu kez saçlarımın arasında dünyaya merhaba diyen sivilcelerin sebebi bir insan değil.Hayatın genel akışından farklı olarak bu kez sorun bir kadın, hayır o bir insan hayır be o bir dizüstü bilgisayar işte. Her ne kadar tarafımdan canlı birer organizma gibi sevilip korunsalar da herkesçe kabul gören şekilde o bir bilgisayardan başka bir şey değil. Yakın ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kez saçlarımın arasında dünyaya merhaba diyen sivilcelerin sebebi bir insan değil.<span id="more-709"></span>Hayatın genel akışından farklı olarak bu kez sorun bir kadın, hayır o bir insan hayır be o bir dizüstü bilgisayar işte. Her ne kadar tarafımdan canlı birer organizma gibi sevilip korunsalar da herkesçe kabul gören şekilde o bir bilgisayardan başka bir şey değil. Yakın zamanda aldığım Freedos işletim sistemli notebook&#8217;a işletim sistemi kurmak üzere eve geleli 3 gün oluyor.</p>
<p>İlk gün evde karman çorman halde ki CD&#8217;ler arasından WİN7&#8242;i arayıp bulamamak tabi ki normal. Kim bilir kime verdim de geri getirmedi düşüncesi de cabası. Zaten artık tüm yazılım CD&#8217;lerimin imajlarını alıyor olmam bu hayırsız arkadaşlar sayesindedir. Neyse CD&#8217;yi bulamadığımdan ötürü Torrent yoluyla bi imaj indirme yoluna gittim. Türkçe yerine bir İngilizce sürümü tercih ettim. Buna da neyse&#8230;</p>
<p>Ertesi gün öğleden sonra biten download&#8217;dan sonra asıl çıldırma seanslarım başladı. Yükleme henüz başlamadan ve hatta format ekranına dahi gelemeden &#8220;Uygun sürücü bulunamadı&#8221; hatası alıyorum. Sürücü arayışları bir tarafa kast ettiği şeyi anlamaya çalışmakta cabası. Yaptığım araştırmalar neticesinde SATA sürücülerinin Windows kurulumu sırasında tanınmadığı için böyle bir sorun olduğu yönünde, devam ediyoruz tabi yine de. Sonra acaba bu sürümde mi hata var diyerek Türkçe bir Torrent bularak download&#8217;a başlıyorum.</p>
<p>O arada Bir XP CD&#8217;si ile boot ederek bilgisayarı açıp format attım. Bilgisayar biraz zorlama ile de olsa gülyüzünü gösterdi bize XP penceresinde. He tatmin olmak mümkün değil çünkü sistemimiz 4 çekirdekli yeni nesil i7 işlemcili ve 8GB Ram ile kurulmuş bir teknoloji harikası. Yani XP ile verim almak bir yana 3GB Ram&#8217;dan fazlasını kullanmak bile rüya. Sözün orta yeri XP ile bu aşamaya gelmek biraz daha cesaret ve bıkkınlık belirtileri gösteren bünyeyi biraz olsun canlandırdı. Daha sonra Türkçe Win7 sürümünü USB boot şeklinde hazırlamaktan tutun yine aynı hatayı almak sebebiyle aynı sürüme Service Pack 1&#8242;i entegre etmeye kadar uzun uzun anlatılası süreçler, süreçler, süreçler&#8230; Sonuç, yine aynı !</p>
<p>Bulunan .inf formatlı SATA sürücülerini hata sırasında açılan pencerelerden yükleme çalışmaları ama yine de aynı &#8220;Uygun sürücü bulunamadı&#8221; hatası (En azından bir sürücü bulduğumu kabul ediyor). Son olarak aklıma disk&#8217;i söküp masaüstü bilgisayara &#8220;master&#8221; olarak bağlayıp yükleme yapmak geldi. Bilgisayarı ters çevirip tornavidayı elime aldım ama Ram kapağından başka hiçbir şey yok! Komple kapağı sökmek gerekiyor bunun için ama o kadar da değil. Nihayetinden garanti söz konusu. Üreticinin, İntel&#8217;in ve hatta tüm donanım forumlarında ilgili başlıklar altında yer alan bilgilerin denenmesi, fakat sonuç alınamaması.</p>
<p>Ne olurdu en basitinden BIOS ayarlarından SATA ayarlarının değiştirerek kurulum yapmak mümkün olsaydı. Ne olurdu!!! Olmadı tabi. Uzun lafın kısası bu kez insan değil ama insan yapısı bir yaratık bana kafayı yedirtmek üzere.</p>
<pre></pre>
<p><a class="twitter-follow-button" href="https://twitter.com/dilekcesmesi">Follow @dilekcesmesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2011/09/29/bu-kez-insan-degil-bu-baska/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramın Kutlu Olsun</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2011/08/30/bayramin-kutlu-olsun/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2011/08/30/bayramin-kutlu-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2011 05:30:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Bozyiğit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=706</guid>
		<description><![CDATA[Eski bir dostla tekrar buluşmak gibiydi o an. Hayatımda çok az kereler geçtiğim, bundan sonra ofisimin burada olmasından dolayı daha çok geçecek olduğum Okmeydanı metrobüs durağının benim için ne anlama geldiğini anımsadım bugün. Beni derinden etkilemiş şeyler neticesinde bugün buradan bugün geçerken başımı öne eğip yaramazlık yapmış bir ana okulu öğrencisi gibi suskunum. Dışarı ağlayacak ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski bir dostla tekrar buluşmak gibiydi o an. Hayatımda çok az kereler geçtiğim, bundan sonra ofisimin burada olmasından dolayı daha çok geçecek olduğum Okmeydanı metrobüs durağının benim için ne anlama geldiğini anımsadım bugün.</p>
<p>Beni derinden etkilemiş şeyler neticesinde bugün buradan bugün geçerken başımı öne eğip yaramazlık yapmış bir ana okulu öğrencisi gibi suskunum. Dışarı ağlayacak cesareti kendimde göremediğim için içimi ıslatmakla meşgulum.</p>
<p>Bu yazı bayramda yayına girecek. Bu yazıyı bayramdan önce yazdım.</p>
<p>Çünkü arayamam, konuşamam, hiç bir şey yapamam. Sonuna kadar hakettim bunu. Ne olduğunu sormayın, tartışmayın, merak bile etmeyin.<br />
Neyse&#8230;</p>
<p>Bayramın kutlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2011/08/30/bayramin-kutlu-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir gün uyarısı</title>
		<link>http://www.burakistan.com/2011/08/08/bir-gun-uyarisi/</link>
		<comments>http://www.burakistan.com/2011/08/08/bir-gun-uyarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Aug 2011 13:37:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak BEKTAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakistan.com/?p=696</guid>
		<description><![CDATA[Bastonuna sarılmış uslu uslu oturuyordu. Belki kanında ki alkol belki yılların ağarttığı saçlarının uysal ağırlığıdır sebebi. Bilemem sararmış atletinin ne ile kirlendiğini. O mu kirli yoksa benim gözlerim mi kirli görüyor her şeyi&#8230; &#160; Dedim ya hafiften güzel bir kafa sahibi. Ama yinede hesaplaşmaya engel değil bence. Hatta belki bizden çok daha iyi yargılıyordur kendini. Kirli tırnaklarına bakıp bakıp, ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bastonuna sarılmış uslu uslu oturuyordu.</p>
<p>Belki kanında ki alkol belki yılların ağarttığı saçlarının uysal ağırlığıdır sebebi.</p>
<p>Bilemem sararmış atletinin ne ile kirlendiğini.</p>
<p>O mu kirli yoksa benim gözlerim mi kirli görüyor her şeyi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dedim ya hafiften güzel bir kafa sahibi.</p>
<p>Ama yinede hesaplaşmaya engel değil bence.</p>
<p>Hatta belki bizden çok daha iyi yargılıyordur kendini.</p>
<p>Kirli tırnaklarına bakıp bakıp, yumruklarını sıkıp kafasını sallıyor belli belirsiz.</p>
<p>Nedenini bilemem ben, anlam veremem.</p>
<p>Benim anlamlarım ona yenik, ona çaresiz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burakistan.com/2011/08/08/bir-gun-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

