Benim hiç arkadaşım ölmemişti…
- 25.10.2011 23:19
- Yazan: Burak BEKTAŞ
- Yorum yaz
Ben, ölümü 3 yaşında ki çocuklardan daha iyi kavradığını düşünüp, kabullenebileceğini zanneden bir yetişkinim!
Evet, büyüdüğümüzü zannedip her şeyi daha iyi anlayıp kavradığımı düşünüyordum. Öğretmendim, çocuklara rehberlik ediyordum. Balıklarının ölümünü kolayca kabullenen çocuklardan farklıydım, çok büyüktüm, çok görmüştüm.
Benim hiç arkadaşım ölmemişti biliyor musunuz? Ölümü sadece televizyondan izledim ben. Üzülmek değildi benimki, genelde sorumlu arıyordum kendimce zamansız ölümlere.
2 gündür göğsümden aşağı inmeyen bir yumru var ama. Adını anmayacağım, kim olduğunu bilmeyeceksiniz. Çünkü hepimiz bir diğerinin arkadaşıyız. Farkına varın istiyorum.
Kendi kendime kabullenemeyişimi ölçüp tartarken arkadaşlarımın da pek farklı olmadığını anladım. Biz ölümü öğretenler, ölümü bilmiyorduk demek ki. Belki de hiç arkadaşımız ölmemişti.
Adını anmayacağım, çünkü kim olduğunun önemi yok. Benim, senin, onun… Birilerinin arkadaşları her gün ölüyor, benim ki bugün öldü. Ağlayanlar kadar şanslı değilim ben, yutkunarak indiremiyorum göğsümde ki yumruyu. Göğsümde ki ile yaşamayı öğrenmeliyim herkes gibi?
Size bir şey söyleyeyim mi? Son bir kez görmeden, nasıl olduğunu bilmeden ölümü kabullenmek zor. Pişmanlıklarınızı gidermenizinse hiçbir yolu yok. Görmeyeli, sesini duymayalı aylar olmuştu ama işte şimdi arıyorum onu anlamsızca. Bu bir çağrı sanırım. Benim sarılmak istediğim insanlar var.
Arkasından güzel şeyler söyleyebilmek gibi saçma sapan uğraşlar içine girmeyeceğim. Aklımda onu tanımlayan tek şey, kendime söylediğim tek şey, durup durup hatırladığım tek şey, “onun canı tatlıydı…”
Benim hiç arkadaşım ölmemişti biliyor musunuz? Çok ayıp etti bana, mekanı cennet olsun…
Amin. Başın sağolsun. Aynı duyguları bende yaşıyorum ve seni anlıyorum. Çok sevinerek gittiği Van’dan acı haberi geldi. Vakitsizdi her ölüm gibi onun da ölümü. Yersizdi, gereksizdi. Arkadaşımdı benim. Görüştük, konuştuk, birlikte aynı ortamda nefes aldık. Yok şimdi. İnsanın aklı almıyor. Alıyor da, almak istemiyor. Hepimizden bir yerlerinden bir şeyler koptu bugün…
Bu siteye tekrar giriş yapacağımı hiç düşünmemiştim.
Ben hiç deprem yaşamadım. Deprem denilen seyin yakınlarımı benden alabileceğini de hiç aklıma getirmedim. Hiç deniz görmemiş birinin denizi algılayışı gibiydi depremi algılayısım. Hiçç o denizde bir yakınımın boğulacagını da düşünmedim. Nedendir bilmiyorum ama insanların hep yaşlanınca öleceğini sandım. Ben ne ölümü ne de yeryüzündeki baska acıları anlayamamışım aslında. Her seye mantıklı kılıflar uydurmuşum. He bir de “ölüm her an herkesi her yerde bulabilir” zırvalarını söylemişim bol bol. Söylemişim ama aslında hiç anlamamışım, hiç hissetmemişim. Şimdi anlıyorum. Allah daha fazla anlayıp algılamama sebep olacak deneyimler yaşatmasın.
Mekanı cennet olsun…