Merhaba İnsanlık.
- 30.11.2010 13:38
- Yazan: Burak Bozyiğit
- Yorum yaz
Merhaba,
Benim için yeni olan bu dünyada, herkese açık bir düşünce paylaşım platformu olmasına çok sevindim ve kim olduğumu kimseciklere söylemeden aklımdaki herşeyi yazmanın keyfini sürmeyi çok seveceğim galiba.
Tekrar merhaba. Ben hüzün dolu kalbiyle karşınızda biçare duran bir âşıkım. Hayır, şair olan değil, aşk ile birisini seven. Çok karışık duygular içerisindeyim ve anlatması çok zor.
Karşımdaki kişinin yaşadığı şeyler er yada geç sonunda beni etkiliyor, bir şekilde dokunuyor ucu ve ben bu konuda hiçbirşey yapamıyorum.
Mantıksız bir mantıkla düşünülen düşünceler, insanın geri kalan hayatını bu kadar etkilememeli. Bir insanı seviyorum diyebilmeniz için neler yaşamış olmanız gerekli sizin mesela? Ne olursa “seviyorum ben” dersiniz? Eminim ki çoğumuzun farklı cevapları olacaktır bun soru için ve tabi ki benim cevabım da sizlerinkinden oldukça farklı.
Benim için bir bakış yeter. İçten, duygulu bir bakış yeter. Samimi olmasına inanmam yetecektir ancak tam olarak aynısını beklerim ve en ufak bir şekilde karşılık gördüğümü anladığım anda içimdeki yüksek ısı tutuşur, beni kaplar, beni aşar ve beni yakar.
Bende bu ateş içerisinde zevkle yanmaya bakarım. Çünkü eminim ki bu ateş içerisinde olmak beni mutlu eder. Ölesiye mutlu eder. Saf, temiz ve içten bir şekilde sevdiğim kişi için herşeyi yakmaya hazır olacağım o anda en ufak bir şüphe, en ufak bir darbe -tabi dışarıdaki insanlardan değil tahmin edileceği gibi- beni kararsız bir yapıya büründürüp ne yapacağımı bilemez halde uzay boşluğunda bir sağa bir sola sürüklenmeme sebep olur.
Bu sürüklenme sırasında o ateş içerisinde yandığım zamanki duyguları hissederim yine, hislerimi kaybetmem ama bu sefer şüphe duymaya başladım. Karşımdakinden emin ol(a)madığım için acaba yanlış mı yapıyorum diye düşünmekten kendimi alamam rahatsız olurum ve nefes almak bile batar bana.
Bu durum ne kadar uzun sürerse o kadar kararsız hâle dönüşür ve en sonunda kendi içime çökerek kendimi yokederim. Kendim içime çökmek haricinde bir durum söz konusu bile olamaz. Her ne kadar karşımdaki bana istediğim hisleri artık duymuyor olsa bile, benim ne durumda olduğumu umursamıyor olsa bile en nihayetinde ben, onun için herşeyi yakmaya hazır olan ben, ona zarar vermeye dayanamam. Onun benim kadar ağır şekilde batmasını istemem, yapamam.
İşte bu sebepten her seferinde olanlar bana olur, bir süredir takip ettiğim buradaki yazılardaki birisi gibi “her seferinde yanmayı seçen adam” olurum başkalarını yakmadan.
Şimdi tahmin ediyorum kim bu yazan diyeceksiniz. Önemli değil. Önemli olan birşeyleri, kimliğimi ifşa etmeden yazabilmek.
Adımı kimselere açıklamadan istediğim şeyleri yazabileceğim bir ortam olduğu için çok mutluyum.
Yorumlarınız varsa mutlaka duymak isterim.
Pek kimse bir şey yazmamış.