Dedim ya…
- 08.11.2010 20:20
- Yazan: Burak Bozyiğit
- Yorum yaz
Neler yazacağım bilemiyorum. İçimden bazı duygular akıp geçiyor, bana sormadan, benim ne istediğimi umursamadan. Üstelik çok fazla alıştım onlara. Bir bakıma onlara değil, sana alıştım ben. Kızmana, gülmene, gözlüklerine… Herşeyine. Nasıl anlatsam bilemiyorum ki. Nasıl anlatabilirim?
Yolda yürürken istemsizce düşüncelerime takılıyor gözüm. Allah allah? Bunlar benim düşüncelerim mi? Sen ne zaman 28 oldun? Ben ne zaman 30′a vardım? Hâlâ o gözlükleri kullanıyorsun üstelik. Bende kavuşmuşum sonunda gözlüklerime. Dedim ya, sanki istemsizce takılıvermiş gözlerim yanımda okunan kitabın sayfalarına. Kitabın bir parçasıymışım gibi.
Bu hayal filmi hoşuma gidiyor. Başlıyorum izlemeye. İçinde yer almıyorum ama sanki 3. biriymişim gibi izliyorum seni, beni, bizi…
Dedim ya, öylesine bir göz atarken rastladım bunlara içimde, sonra dış dünyaya bakayım dedim, Söğütlüçeşme Metrobüs istasyonuyla başbaşa olduğumu gördüm.
Dış dünyada biraz vakit geçirdim, baktım trene binmişim sonrasında. 2. istasyonu hatırlıyorum. Kızıltoprak. Yine dalmışım içime. Doyasıya izlemeye koyuldum sanki film izler gibi. Hoşuma da gitmedi değil. 10 sene sonrası. Mutluyuz lan hemde…
Sonra tekrar açtım gözlerimi. Bunları anlatacağım sana. Heves etmişim.
Olmadı ama. Yüzüne, sesine, canlı bir sen’e ulaşamadım bu akşam.
Kısmet değilmiş.
Her zamanki gibi umut, taşıyor damarlarımdan yarın için.
Kalın sağlıcakla.
Pek kimse bir şey yazmamış.