sevmeyi bilmeyen, öğrenemeyen
- 02.11.2010 02:24
- Yazan: Burak BEKTAŞ
- Yorum yaz
Bir kadını saçının rengi, gözlerinin güzelliği, hokka gibi burnu için sevemezsin. Bir adam da kaşı gözü güzel, sesi gür diye sevilmez. Konuşarak anlatamazsın sevdiğini, dilinin dönmesi kafi gelmeyebilir. Bakışlar.. Bakışlarını hiç görmeyebilir o, ne kadar sevecen baksanda hiç fark etmeyebilir seni.
Bir kadını ancak şefkat sevilir kılabilir, bir erkeği ise şefkatle açılan kolları.
Bir erkek kadında şefkat arar, yeri geldiğinde saçını okşayan yeri geldiğinde çocuk gibi azarlayan. Ve her erkek bir kadın için diğerini aldatır. İlk aşk her zaman anneye duyulandır.
Sadece aşk yetmez bir kadını ömür boyu sevebilmek için. Bir kadını onu sevdiğine “Seni seviyorum” diyerek inandıramazsın. Yeri gelir gözünün içine içine bakarsın, anlatamazsın.
Ellerin titrer, dilin tutulur, soğuk soğuk terlersin. Aklın bulanır, söz söyleyemezsin. Onu görünce sen, sen olmaktan çıkarsın, anlayamazsın.
Sen yemek yaparsın, o eve gelir ve çocuklar babaannelerindedir. “Günün nasıl geçti ?” dersin, hevesli hevesli anlatır onca yorgunluğuna rağmen. Dinlerken parıl parıl parlayan gözlerinin içine bakarsın, o güzel ağızdan dökülen her kelime saçlarına dalga olur, sen seyredersin. Perdelerde kapalıdır aslında ama bir ışık hüzmesi gözünü alır, uyanırsın..
28/09/2010 01:10
Aşkı inkar edenlerin, aşkı sevgiyi en iyi tanıyan insanlar olduguna dair bir tezim vardı. Her geçen gün daha da kuvvetleniyor bu inancım:)