Mahkeme, muhakeme?!
- 13.10.2010 20:26
- Yazan: Burak Bozyiğit
- Yorum yaz
Allahım böyle yazılar da yazacak mıydım? Benki oynanan küçük oyunda dahil olup kendi eğlenceme bakarken olayların kontrolden çıkması sonucunda ruhumun şarampole yuvarlanma tehlikesini ciddi ciddi yaşayacak insan mıydım?
Tabi olayı burada anlatmamın imkanı yok. Ancak sanıyorum özet geçebilirim.
Bir süre önce güzel birşeyler oluyor gibi oldu hayatımda. İlk başlarda “yok canım” falan derken, ihtimal bile vermezken gittikçe olayların ihtimal vermediğim şekilde gittiğine şahit oldum.
Velhasıl pekte şikayet etmediğim, oyun olduğunu bildiğim ve zevkle katılabileceğim bir oyuna dahil olmuş bulundum. Bu oyun ilerlerken -oyun olduğunu düşündüğümden belkide- bazı hile veya benzer nitelikteki davranış, hareket vb. fiillere karşı daha fazla tolerans gösterirken bugün bir şeyler oldu bana.
Yüksek nabızla beraber gelen belli belirsiz başdönmesi, sol akciğerin 3. lobunda hissedilen tarif edilemez hissin teşhisi ardından karar: ince hastalık.
Oyunun gerçekten “oyun” olmayabileceği ihtimalini işleyen beynimin ALU birimi, aritmetik işlemlerin altını üstüne getirerek mantıksal işlemlerin ebesine tecavüz etmiştir!
Bu olaylar neticesinde kendimi yukardan geldiğini gördüğüm çok büyük bir selin, çığın -artık hangisi daha korkunç geliyorsa- önünde kapılıp sürüklenmeden önce mantıklı düşünebilmek için son dakikalarımı sayarken bulduğum şu aşamada rastladığım bazı bulgular, NRİÖO-84/2007 sicil numaralı E.E.’nin 1. dereceden şüpheli -ki bakınız halen “suçlu” değil- olduğuna işaret etmektedir.
Yüce Türk Milleti Adına -şaka değil, gerçekten mahkemelerde karar senin, benim adıma veriliyor-,
27.09.2010 tarihinde başlamış olan ve 9. celsesi görüşülmüş olan davanın 18.10.2010 tarihine ertelenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Varlığım, melek kanadıyla uçan, okuyla insanların hayatını değiştiren tanrıya armağan olsun.
Evet, delirmek üzereyim. Üzere? Delirdim mi? Bilmiyorum. Emin değilim. Bir takım “uyumluluk problemleri” çektiğim inkâr edilemez.
Esen Kalın.
TRT © 2010
Hayırdır, aşık mı oldun:)))
Nasıl olmuş yazı?
Ne iştir bu arada? Parolalı yazılar felan?
Parolalı yazıları göremiyon mu adminnn:)
Yazı hakkında bir arkadaşımın fikrine ihtiyacım vardı sadece onun görmesi için şifreledim. Yayınlamak için yazdığım birşey değil. En azından şimdilik:)
@Burak Bozyiğit
Bu arada yazı gene sana yakışır şekilde çok orjinal olmuş. Nereden geliyor aklına böyle şeyler merak ediyorum bazen:)
Adminin admin olduğu yerde göremeyeceği şey yoktur;)
Ancak okunmaması için parola konmuş yazıların yazarın kişisel şeyleri olabileceği ve parola verilmediyse okumaması gerekiyordur düşüncesiyle ve yukarda biryerde linki olan gizlilik bildirimine sadık kalmak için okumadım. Uzun oldu
Yazıyı gerçekten beğendin mi? Valla sevindim
Aklıma geliveriyor işte bazen. Okunduğu kadar kısa sürmüyor ama yazması
“O” okuyabiliyor mu bunları?
İki adaşın arasına girmek gibi olmasın ama, okuyup okuması birsey değiştirir mi merak ettim. Eğer mağdur iyi ve ya kötü yönde birsey değişmesini istiyorsa, “şüpheli” bunu okumasa da yapabilirmiş gibi geldi bana, yanılıyor muyum?
Yinede vucudunda kadınlık hormonlarını tasıyan biri olarak bende merak ettim,”‘O’ okuyabiliyor mu bunları”?
@Burak BEKTAŞ
@Burak Bozyiğit
Yorumunuz onay bekliyor derken, ne oluyoruz ya:)
Hayır okumuyor. He belkide okuyordur bilemiyorum
Bilmiyorsa bile ben bir ara söyleyebilirim böyle bir yerin olduğunu yine bilemiyorum
Yorumun onaylanması olayını bende anlamadım. Ama bir mesajı onaylayıp diğerini onay için bekletmesi ilginç.
Sanırım aynı anda hem sana hemde burak’a cevapla diyerek yorum yazdığım için oldu.
Bilemiyorum artık