Burada söylecek olduklarımın tamamı, kimseye evet yada hayır’ı adres göstermemiş, referandum süreci içinde o çaldı bu sattı, onlar kendine yonttu, bunlar yandaşlarına yedirdi, çifçinin hakkı yerde işçi sefil gibi söylemlerin ardına sığınmamış biri olarak gönül rahatlığıyla söyleceğim…Evet referandum süreci tamamlanıp oy sayım sürecinin başlamasıyla birlikte zafer çığlığı atan kimseleri görmedim. Tabi bu doğal bir şey. Çünkü uygulanan demokratik yönetimi benimsemiş bir ülkede olağan kabul edilmesi gereken bir durum bu. Benim şahsi kanaatim sık sık halk oylaması yapılmasıdır. Bunun tek kabullenemediğim tarafı devlet hazinesine oluşturduğu yükün fazla olması. Bu referandum sürecinde harcanan miktar 150 milyon Tl civarında ..

Seçim yasakları bitmeden, sonuçlar açıklanmaya başlamadan (!) içinde bulunduğu halkın kararını benimseyemeyen hazımsızlar çıktı. Beni şaşırtmadı bu ama içten yanmalı, sağ duyu kaportalı ruhum müdahaleden geri kalmadı. Halkın verdiği karar henüz açıklanmaya başlamadan bir siyasi lideri hedef tahtasına oturtup ona oy veren (!) insanlara mal deme cüretini gösteren birine karşı saygıdan bahsetmemeyi kendime yediremezdim. Geçen günlerde üniversite okuyan bünyelere dair yazdıklarımda ne kadar haklı olduğumu bir kez daha görüp rahatladım. Çünkü bahsi geçen zat-ı muhterem, hatrı sayılır bir üniversitenin yine azımsanmayacak derecede yüksek puanlı bir bölümüne kayıt olmuş bir üniversite öğrencisi artık.

Konuştumda neyi değiştirdim kendimi rahatlatmaktan başka. Kendi fikrine sahip çıktığını ve değiştirmeyeceğini söyledi. Fikirler değişir, fikirler gelişmek içindir. Fark edememiş..

Unutmadan hatırlatayım referandum bir genel seçim değildir. Partiler oylanmaz ve güvenoyu diye birşey yoktur. Her iki kesimde bunun ayırdına varmalı ve illa verecekse tepkisini, şiddetini iyi ayarladıktan sonra vermeli. Halkın kararı ne olursa olsun bunu sindiremeyecek insanların bu topraklarda yetişmiş olabileceğine inanamıyorum. Dikkat edin bu akşam Basketbol Milli takımımız büyük bir zafer elde edip Dünya Şampiyonu olma başarısını elde ederse, mutlu mutlu halay çekip o yana bu yana hopladıklarınızın içinde halktan birileri olmasın. 4-5 saat önce küfrettiğiniz halkla iç içe olmak… Aman Tanrım bu ne yaman çelişkidir.

Oy kullanan her bireye saygım var. Demokrasinin gereği olan bir sürece katılıp var olduğunuzu kanıtladığınız için teşekkür ederim size, nacizane. Her zaman her yerde söylemekten çekinmeyeceğim bir düşüncem vardır. Oy kullanma hakkını kullanmayan kimsenin eleştirmeye hakkı yoktur, diye. Boykot kararı alan siyasi partimizin bundan ne kadar haberi vardır yada bu kararı neye dayanarak, kime güvenerek aldığını inanın bilmem yada biliyor olmanız imkansız. Şimdi ben kalkıpta boykot kararını “fikirsizlik”, “düşünememe”, “karar verme yetisinde yoksunluk” yada “alet olma” diye adlandırsam kimse çıkıp bana haksızsın diyemez. Çünkü ben bu kadarını yazdım ama aslında daha da fazlası..

Saatler ilerledikçe konuşmaların seyri değişecek diye beklemeyin. Zira konu başka mecralara taşınıp referandum üzerinden siyaset yapacak olan, “ben size dedim” diyen, iç gerilimi sonuca göre şekilllendiren, millete küfredenlerin elinde büyüyecek de büyüyecek..

Atatürk posterlerini internette oraya buraya gönderip, Türk bayraklarıyla elden gidiyor edebiyetı yapmayın. Onun yüce hatırası hiçbir zümrenin malı değildir. Bizlere emanet ettiği demokrasinin gereğine saygısızlık etmekten sizleri men ederim. Emanetinden şüphe duyuyorsanız onu bilemem ama bana yoksa bile Mustafa Kemal’e saygı gösterin.

Ben bu yazıyı fikrime uygun olarak tartışamaya açık şekilde yazsaydım inanın bundan çok daha uzun olurdu. Zaten bir kesime ait olma kaygısı içinde de değilim. Belki bir çoğunuzdan farklı olarak okudum ve değerlendirdim, kararımı buna göre verdim.

Bu saatten sonra kararın ne olduğunun bir önemi yok. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum sadece..