Erik Ağacı
- 08.08.2010 19:18
- Yazan: Burak BEKTAŞ
- Yorum yaz
Tüm bunlar, bir dünya güzeline ihanet ettiğimi düşündüğüm ana dair hislerimdir.
Erik ağacı o. Dün güneş batarken gittim yanına, dallarına uzandım.
Elime aldım yavrularından birini, avuçladım. Bir yavrusuna baktım bir ona, içim acıdı. “Yemek için aldım” dedim, ferah olsun diye gönlü. Ziyan etmeyecektim yavrusunu.
O, meskeni toprağa ihanet etmiyordu. Işgal ettiği yerin bedelini fazlasıyla veriyordu. Meyvesizle, gölgesiyle, güzelliğiyle.
Ben hakkını veriyormuydum bastığım toprağın. Ne yaptım dünya için, ne kattım hayata. Düşündüm, bir sonuca varamadım.
Diğeri, bir diğeri daha derken doldu avucum. Sonra “Canı acıyor mu?” diye geçti içimden. Evet, koparıyordum yavrularını ondan. Sızlamıyor muydu dalları.
Tatlı bir yel ile dile geldi ağaç, hisli hisli titredi dalları, anladım. Memnundu halinden, acıyordu dalları ama vuslat acısıydı bu. Mutluydu görevini yapıyor olmaktan..
Teşekkür ettim ayrıldım yanından, çeşmenin suyunda yıkadım bir bir yavrularını..
Ve şimdi, bunları yazdıktan hemen sonra tekrar gideceğim başucuna.Nazikçe eğecek dallarını vuslatı tekrar tekrar yaşamak için.
Teşekkür edip ayrılacağım yanından, suyun başına gidene kadar başka şeyler üşüşecek aklıma..
Burak BEKTAŞ
07/08/2010
Pek kimse bir şey yazmamış.