Mutluluk
- 17.03.2010 22:49
- Yazan: Burak BEKTAŞ
- Yorum yaz
Hemen şimdi, hayatınızda güzel gülebilen, en azından gülebilen insanlara yer açın. Onlara yer açın ve ömrünüzü güzelliklerle doldurun. Hayatın her türlü haline, işine gücüne, yoğunluğuna, stresine, iyisine kötüsüne rağmen bir gülümsüyorsa insan yeter.
Dikkat edin en yorgun, en kötü, ruhen çökmüş, müşkül durumdaki bir insan bile gülerken güzeldir.Mutluluk insanın en güzel halidir. Mutluluk havadır, sudur en az bir kez tatmış olana. Mutluluk yapay değil herşeyin en gerçeğidir. Bazen özlem duymaktır, bazen bir çocuğun avuç içi kadar yüzündeki bir çift gözdür mutluluk. Çalışmaktır mutluluk, insanlar için, insanların mutluluğu için. En güzeli mutlu edebilmektir bir insanı, saf bir gülümsemedir. Bazen bir dostun kucaklaması, bazen bir çocuğun bacaklarına sarılmasıdır. Belki güvendir mutluluk, belki sevgi, belki bir bakışıdır insanın sevdiklerine. Belkide hepsidir kim bilir…
Mutluluk pahalı değildir ama ucuz da değildir. Parayla satın alınamaz ama kimi çok şeyler verir uğruna. Mutluluk sıcaktır her şeyden çok, ısıtır ama yakmaz hiç bir zaman. Bir bardak çayın demindedir, dostun bir kelamındadır, annenin kucağıdır.
Bir annenin kızını sevmektir mutluluk, her bir anı doldurur. Elini tutmaktır, yüzüne bakmaktır, az iken çok olmaktır. Her şeye rağmen dönebilmektir, dön diyebilmektir.
Mum dibine ışık vermez. Gölgeyi ortadan kaldırmanın yolu diğer mumları aydınlığa kavuşturmaktır. Bu yüzden mutluluk bulaşıcıdır ama bilinen yollarla değil, gülümsemeyle bulaşır.
Mutlu kalmanız, mutlu insanlarla beraber olmanız dileğiyle…
Burak BEKTAŞ
05.01.2010
üstüne yazılması zor olan konulardan biri mutluluk hele ki küçük seylerin artık insanları mutlu etmediği, mutlu olmanın yolunun bir başkasını mutlu etmekten geçmediği bir zamanda…
yazıyı okurken hatırlıyıp mutlu olmama sebep olan cümle “…bir çocuğun avuç içi kadar yüzündeki bir çift gözdür mutluluk. bazen bir çocuğun bacaklarına sarılmasıdır.” evet, evet kesinlikle mutluluğun en saf hali; insaoğlunun en saf, en temiz halinin sana yaşattığı duygu bence.
bu arada 4. paragrafı ilk okuduğumda dikkat etmemişim ama bu defa gözümden kaçmadı, bilginize:P
4. paragrafa takılıp kalmasın kimseler.Neyi, nasıl ve ne amaçla yazdığımı ne ben anlatabilirim size ne de bir başkası anlayabilir.Mehmet Akif diyor ya “Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzarım” diye, işte öyle birşey benimkisi…
@Burak BEKTAŞ
zaten yazdığını ne sen anlat, ne de başkası kardeş, tek bir anlamı olmasın yazıların; herkese başka güzel görünsün, herkese başka anlamlı…